![]() |
|
Zevk Kimyasalı |
Uğur Aslan |
| ugur_aslan1@yahoo.com | |
Geçen ay yenilik arayışının insanların davranışları üzerinde ne gibi bir rol oynadığını görmüştük. Ve yenilik arayışında yüksek seviye kazananlar ile düşük seviyeli yenilik arayışına sahip olanlar arasındaki belirgin farklara değinmiş; bu farkların insanlara nasıl da farklı mizaçlar kazandırdıklarını öğrenmiştik. Şimdi ise işin psikoloji ile açıklanmaya çalışılan kısmını bir yana bırakarak biraz biyokimyasal açıdan heyecanlarımıza bakacağız. Aslında her insan kendini iyi hissetmek ister ve bu isteğine -kendisi farkında olsa da olmasa da- eğilimli bir davranış karakteri gösterir. O halde neden bazı insanlar evlerinde, televizyonun karşısında mutlu olup bir dağ tırmanma deneyimini korku verici ve rahatsız edici bulurken diğerleri ancak "bungee-jumping" yaparak mutlu olabilmektedirler. İnsanların mizaçları, yani kimyasal moleküller tarafından kontrol edilen yönü tamamen her insan için aynı olsaydı emin olun ki böyle bir soru sormaycaktık. Çünkü bu sorunun cevabı, beynimizde her an akıp giden kimyasal maddelerin miktarının ne kadar olduğunun altında yatıyor. Bilim adamları, zevk ve ödüllendirmeden sorumlu kimyasalları teşhis etmişlerdir. Bu moleküllerden biri de "dopamin"dir. İnsanı rahatlatan ve genellikle de zevk verici olarak nitelendirilen bütün davranışların zevk verici olmasını sağlayan kimyasal bileşiklerin en önemlilerinden biridir, dopamin. Lezzetli bir yemekten sonra, cinsel ilişki esnasında, kokain ve amfetamin gibi maddelerin kullanımında rahatlatan veya keyif veren de dopaminden başkası değildir. Dopamin, davranışı aktifleştirerek insanları kendilerini iyi hissettirecek şeyleri arayıp bulmaları için harekete geçirir ve bu, bu maddeler bulunduğu zaman keyiflenmemize neden olur. beynin derinlerinde dopamine tepki veren ve aynı zamanda bu maddeyi üreten sinir hücreleri bakımından zengin, "nucleus accubens" diye isimledirilen bir bölge vardır. Nucleus accumbens, beynin "G noktası", bir zevk merkezidir ve bu bölgedeki dopaminin serbest kalması insanı iyi hatta çok iyi hissettirir. Dopamin insanın keyiflenmesinde o kadar etkilidir ki beynin dopamin salgılayan hücreleri sürekli uyarılırsa insan gıda almak gibi hayati ihtiyaçlarını bile unutur. Bunu ispatlamak isteyen bilim adamları, farelerin beyinlerinde dopamin salgılatan bölgeye yerleştirdikleri elektrotlarla bu farelerin beyinlerini sürekli uyarmışlardır. Bir süre gözlemlendiğinde, farelerin hiçbir şey yapmadan sadece beyinlerinin onlara verdikleri zevki takip ettikleri ve sonunda da açlıktan öldükleri görülmüştür. Dopamin, kimyasal olarak monoaminler diye adlandırılan beyin kimyasalları grubundandır. Sinir taşıyıcılarının bu ailesi, davranışın çoğu durumunu -kişilik, depresyon, hap ve alkol kullanımı, saldırganlık, yemek yeme ve seks- içerir. Şimdi durup okuduklarınızı bir daha gözden geçirin. Vücudunuzdaki binlerce kimyasaldan birinin sizi ne kadar etkileyebildiğini düşünün ve şimdi kendinize sorun; Bugüne kadar zevklerinizin kaynağının beynimizde dalgalanıp duran kimyasal bir madde olabileceğini hiç düşünmüş müydünüz?.. | |
Genetik Bölümü Arşivi |
|
| Yenilik Arayışı | Kasım 2001 |
| Genler Davranışlarımızda Ne Kadar Etkili? | Ekim 2001 |
![]() ![]() Ana Sayfa | Genetik | Zevk Kimyasalı |
|