![]() |
||
19 Yıllık Bir Hayatın Yansıması (1) |
Ahmet İşbaşarır |
|
| ahmetis8@hotmail.com | ||
Her insan vefasızlıklarla karşı karşıya kalmıştır hayatında. Bir zamanlar çok iyi arkadaş oldukları kimselerle, gün gelip ayrılmıştır. Belli bir dönem beraber olduğumuz insanlardan ayrıldık ve yeni dostluklar başladı, sonra yenileri... Mahalleden veya okuldan birçok arkadaşımız oldu. Ama şu an dönüp geriye bakınca çoğu tarafından hatırlanmıyoruz ya da çoğunu hatırlamıyoruz. Ömrümüzün sonuna kadar da devam edecek unutmalar, unutulmalar. Çoğu zaman şu soruyu soruyorum kendime. ‘Acaba ebedi dostu bulabilir miyim?’diye. çünkü yokluk fikri ürperti veriyor insana. Yaşamak ve sonra tüm bunların bir son bulup bitmesi... Fatih, ancak seksenli yılların sonlarını hatırlayabiliyor. O zamanlar köyde oturuyorlardı. Babası ve annesi öğretmendi. Fatih’in. Köyde seçkin bir yeri vardı öğretmenlerin. Tabi çocuğu da. Diğer köylü çocukları tarafından kendi aralarında olduğu kadar çabuk kaynaşamıyorlardı Köylüler tarafından sevilen bir aileydiler. Köyde sadece onların arabası olduğundan hastalanan birisi olduğunda hastaneye yetiştirme işi onlara düşüyordu. Belki de bu sayede hayat kurtardıkları da olmuştur. Annesi de yine köyde hastalanan birisi olursa ona iğne vuruyor ya da ilaç veriyordu. Tam 18 yıl kalmışlardı bu köyde. Bu 18 yılda nice öğretmenler gelip geçmiştir ama onlar hep oradaydılar.iki odalı bir lojmanları ve bahçeleri vardı.Fatih’in hatırladığı ilk arkadaşı lojmanın karşısında oturan Mustafa idi. Çok iyi arkadaş olmuşlardı. birkaç misket ve küsküç(*) arkadaşı da vardı.Fatih’in birde abisi de vardı kendinden iki yaş büyük büyük olan. Aralarında pek geçinemeseler de birbirlerini çok severlerdi. Görenler bu iki kardeşi ikiz zannediyordu.aynı elbiseleri giyerlerdi hep. Abisi o zamanlar afacan bir çocuktu. Bir gün beden eğitimi dersinde mendil kapmaca oynarken, yenilen abisi, öğretmeni, yani babasının evini taşladı. Babası kızınca dışarı çıktı onu bir güzel pataklayacaktı ki, bir kovalamacadır başladı. Çocuk Zekiye ablasıyla Hüseyin amcasının yanına kaçardı böyle zorda kalınca çünkü en güvenli yer orasıydı. Babası gelip sorunca bizim oğul burada mı? Aldığı cevap şu olurdu babanın. ‘burada ama onu veremeyiz’. Sonra bir muhabbet alırdı onları bu arada babasını kızgınlığı geçerdi. Çocuk kurtulurdu böylece... Okul başlamıştı artık. Fatih de babasının öğrencisi olmuştu. Öğretmen yokluğundan olsa gerek 1. ve 2. sınıflar aynı derslikteydiler. İşte bu yıllarda bir çok arkadaşı olmuştu. Köy büyük ve ilginç mağaralarıyla ünlüydü. Çevre illerden bile ziyaretçileri oluyordu. Bu yüzden oraya turistik bir tesis açılmıştı şehirden gelenlere ev sahipliği yapıyordu burası artık. Bu gelenler arasında izcilerde oluyordu. Buraya gelen izcilerle de arkadaşlık kuruyordu Fatih. Ama en fazla bir hafta sürüyordu bu arkadaşlıklar. Çünkü bir hafta kalıyorlardı kampta. Fatih’in babası öğretmenlik ve okul müdürlüğü görevini yanına birde bu tesisin müdürlüğünü eklemişti. Fatih 2. sınıfa başlamıştı artık. Şimdilerde 13. yılını yaşadığı eğitim hayatının ikincisiydi bu... Arkadaşlarıyla balığa giderler ve yüzerlerdi. Hiç evde durmaz olmuştu çıkıp arkadaşlarıyla oyun oynardı. Bu yıl bir de erkek kardeşi olmuştu. Onunla da vakit geçirir olmuştu. Okul bitip yaz gelmişti artık. Aynı zamanda bu ailenin şehre taşınma vakti de gelmişti. Taşınacakları gün köyün hepsi oradaydı. Vedalaşma çok uzun sürmüştü.Fatih’e de buradan ayrılmak çok zor gelmişti. Hele bir de arkadaşlarından ayrılması...geride yaşlı gözler bırakılıp, çıkılmıştı artık yaşlı gözlerle, yola. Fatih şehirde de babasının görev yaptığı okula gidiyordu. Ama bu kez başka bir öğretmenin öğrencisi olarak. Annesi ise başka bir okuldaydı. Artık onlar için başka bir hayat başlamıştı. Yeni dostluk ve yeni arkadaşlıklar başlamıştı.. Yine, okulda öğretmenlik yapan bir öğretmenin oğlu olan Ökkeş’le çok iyi arkadaş olmuşlardı. Bu ikili okul dışında da birlikte oluyorlardı. 4. ve 5. sınıfta da berber başka bir okulun kursuna gittiler. 5. sınıfta da özel ders almışlardı beraber.. Ders bittiğinde doğru oyuna koşarlardı sonra yine beraber ders çalışırlardı. İlkokul arkadaşlıkları unutulmuyor. Onların çoğuyla okul bittikten sonra bağlantıları kesildi. İlkokul yılları da geçmişti böylece. Fatih hayatını üç bölüme ayırmıştı. Birincisi buraya kadar. Bu, bir insanın hayatındaki arkadaşlığın zamanla nasıl bir hal aldığını göstermek için yapılan bir çalışmadan ibaret. İkinci kısımda görüşmek üzere. Teşekkürler Fatih... | ||
Yansıma Köşesi Arşivi |
Bunu okudunuz mu? |
|
| Biraz Da Yansıtma | Ekim 2001 |
Aşk |
| Bakış Açısının Gücü | Eylül 2001 |
|
| Yansıyan Zaman Olunca | Haziran 2001 |
|
| Zirvenin Yansıması | Mayıs 2001 |
|
| Kitaptan Yansıyanlar | Nisan 2001 |
|
![]() ![]() Ana Sayfa | Bilge Köşeler | Yansıma |
||