![]() |
||
Hayat... |
Esra Kızılbuga |
|
| esra_duha@yahoo.com | ||
Soru işaretleri hep düşünmeye itmiştir beni. Cümle noktayla bitiyor ama yerini sözcüklerin almasını bekleyen soru işaretlerini gözardı etmeyin derim size -hayatı önemseyenlere-. Evet, hayatı önemsemek ne demek? Hayatla dalga geçmemek mi? Dalga geçmemek, adamdan saymak, yani. Pekiyi, hayat nedir? Hiç düşündünüz mü? Hani uzun süre görmediğimiz bir arkadaşınıza sorarsınız: "Nasıl gidiyor hayat?" diye ya, aynı "hayat"tan bahsederiz galiba. Önemsediğimiz ya da önemsemediğimiz hayat, bize "Nasıl gidiyor?" diye sorulan hayattır. Eee, soralım o zaman "Hayat nasıl gidiyor?" "Hoşgeldin Hayat!" diyebilecek kadar güzel ve umut dolu mu; "Kahrolası hayat!" demek zorunda kalacak kadar kötü ve umutsuz mu? Kararı siz vereceksiniz şüphesiz; ama ben umutların her zaman bir yerlerde gizlendiğine, inandım. Bazen ansızın ortaya çıkacak kadar yakın, bazense yüreğimizin en derin köşesinde saklanacak kadar uzak, zincire vurulmuş gibi. Halbuki umutlarımızı da zincire vuran biz değil miyiz, farkında olmadan? Umutlar zincire vurulmuşsa biz hayatın tutsaklarıyız. "Nasıl gidiyor ...?" derken kastedilen "hayat"sa başkalarının değil, bizim hayatımızdır. Yani tutsak edenlerin de bizler olduğu, kendi hayatımızın tutsaklarıyız. Hayatsa ben ve beni farklı toplamlarımdır. Soru işaretlerine gelince, hayat da daha büyük bir soru işareti değil midir? Yaşanırken çözülmeyi bekleyen...! | ||
Kendime Dair Köşesi Arşivi |
Bunu okudunuz mu? |
|
| Sebebi Malum | Kasım 2001 |
Aşk |
| Usta ve Çırak Melek | Ekim 2001 |
|
| Geciken Sevgiler | Eylül 2001 |
|
| Yarım Bıraktığımız Yerden | Ağustos 2001 |
|
| Küçük Adam | Temmuz 2001 |
|
| Umut Rüzgarı | Mayıs 2001 |
|
| Savaşın Çocukları | Nisan 2001 |
|
![]() ![]() Ana Sayfa | Bilge Köşeler | Kendime Dair |
||